Arkadaşlar Merhaba;
Sevgili Şennur Hanım tarafından sobelenmiş bulunuyorum. Dilim döndüğünce, 'elim döndüğünde' yapabildiklerimi arz etmeye çalışayım.
İlk elişi yapmaya ne zaman başladınız? Neyi kimden öğrendiniz?İlk elişi maceramı hatırladıkça, hala hem güler, hem bunalırım. Zaman zaman Anneme ve Ablama sitem ederim aceleniz neydi diye. Neyse gelelim sadede. İlkokul birinci sınıfa henüz başlamıştım ki elime bir dantel başlayıp verdiler. Okuma yazmayı hemen öğrendim diye derslerime engel teşkil etmeyeceği beyanı ile. Aldım danteli elime, başa kadar örüyorum lakin oradan nereye gideceğimi bir türlü akıl edemiyorum. Yani dönme işlemi gelmiyor aklıma. Ama örmem gerekiyor, fakat işin içinden çıkamıyorum. Mahalleden sınıf arkadaşlarım var, benden iki yaş büyük ama ben okul gayretlisi ile aynı sınfta. Onların ödevlerini yapıyor, onlarda benim danteli örüyor. Ama nafile Annem o düzgün örgüyü, öğretmenim de o düzgün yazıyı tanıyor. Biri verilen işi başkasına yaptırıyorum diye bana, diğeri de küçüğüm diye zorla mı yaptırıyorlar diye arkadaşlarıma kızıyordu.
İlk yaptığınız elişini saklıyormusunuz? Fotoğrafı var mı? Peki en çok sevdiğiniz elişi hangisi gösterebilirmisiniz?O olay dantelimi Annem Ablamın çeyizinde bir seccade ayağına dikti. Ancak o kadar örebildiğim için. Ama fotoğrafı yok. Ondan sonra bir iki oya ördürme teşebbüsü olduysa da 'subay sırması' 'fare dişi ' gibi ben ısrarla 'dut oyası' öreceğimi belirterek yarım bıraktım. Elişi uzmanı Ablam da dut oyasının kaba saba bir model olduğunu belirterek başlamadı. Ben de mutfak elbezi ve tutaç dışında, yine Ablacığımın deyimi ile' ince iş 'yapmadım, taa ki ortaokulda kız meslek lisesi orta bölümüne yazdırılıncaya kadar. Ablam her fırsatta benim kadarken, yani ilkokul 2'ye giderken çanta ördüğünü benim çok 'dayak' (eli ince işli olmayan) olmamdan korktuğunu ifade ederdi. Ben de ördünde çok mu iyi oldu Annem kıymayı içinden çıkarıncaya kadar işi bitti, perişan oldu diyerek cevaplardım. O da Senin lafına laf yetmez diyerek kızıp, susardı.(Sıcak bir yaz günü o vakitler evden epey uzakta olan kasabımızdan aldığımız 2 kg. kıymayı zorla ufacık çantaya yerleştirmiş, eve geldiğimizde Annem çıkarabilmem için çok uğraşmıştı.)
Kız Meslek Lisesi orta kısmında okudum. Bir çok elişleri ve dikiş öğrendim. Nakış dersinde yaptığım mutfak takımını Annem şu an kullanıyor ama fotoğrafı yok, elimde. Antika yapıp işlediğim zıbınları da 'sonradan olan' kardeşim Mesutcuğuma giydirmiştik ve çok mutlu olmuştum. Ortaokul bittiğinde konu-komşuya etek v.s. dikiyor, paramla kitap alıyordum.Okumaya hala çok düşkünüm. En fazla uğrak yerim kitapçı ve sahaflar.
Günde elişine ne kadar zaman ayırıyorsunuz?Çalışan ve biri hiper iki çocuk annesi olduğum için sanırım, her gün elişi yapan bir hanım değilim.
Ama emekli olduğum zaman Şennur Hanım ve Münevver Abla gibi çok güzel işler yapmak istiyorum.
Bilmediğiniz veya öğrenmeyi istediğiniz elişi var mı?Bilmediğim çok fazla elişi var. Obje boyamayı öğrenmeyi çook istiyorum. Bu konuda Şennur Hanım'dan rehberlik talep etmeyi düşünüyorum. Bir de yakınımızda bir ebru kursu gördüm. Orayla görüşüp, cumartesi günleri kurs varsa ve Alişim ile babası ilgilenebilirse ebru öğrenmek istiyorum.Çok ihtimalli bir iş dostlarım ama. Oğlum biraz daha büyüdüğünde ömrüm olursa tabii Beykoz'a gidip cam sanatı kurslarına katılmak istiyorum. Neyse fazla uzatmıyayım Arkadaşlar bende dilek ve istek listesi bir hayli çok, tezhip, hat neler neler....
"Bundan sonra sadece tek elişi tarzında çalışacaksınız" desek, ne seçersiniz?Nakışı seçerdim. Çin iğnesi, Türk işi, aplike ve kanaviçe derken şimdi kurdele nakışı, bir dalda onca çeşit olduğu için. Bu aralar Şennur Hocamın güzel anlatımı ile, sevdiklerime bayram hediyesi işliyorum kurdele nakışlı.
Sizce en zor işi hangisi ve neden?Zürafa yapmayı biliyorum sadece ama, sanırım çok sabır ve emek istediği için iğne oyası diyeceğim.
Yaptığınız elişleriyle ilgili "mutlaka olması lazım" dediğiniz birşey var mı? (Renk,model,kullandığınız aletler, yardımcı unsurlar vb.)Şu an hatırıma gelen bir husus yok. Lazım olan malzemeleri alır, o işten yakın zamanda yapmayı planlamıyorsam kalan materyeli kız kardeşlerime veririm. Onlar, şu an çalışmadıkları ve sürekli elişi yaptıkları için kısa vadede işe yaramasını isterim.
Yaptığınız örneklere isim nereden buluyorsunuz?Her zaman isimlendirmiyorum sanırım ama, içimden gelen, şeklini benzettiğim ya da o an ki ruh halimi yansıtan bir isim olabiliyor.
Kim olduğunu söyle, sana elişini söyleyeyim!1-Mümkün olsa şu şöyle olsa dediğin bir fiziksel özelliğiniz var mı?İç güzelliği geliştirmeye çabalarım elimden geldiğince. Özündeki güzelliği yansıtan ama yüzünü görmediğim Siz sanal dostlarımı çok sevdiğim gibi. Ama Allah'a şükürler olsun şöyle olsaydı dediğim bir husus yok. Zaman zaman alıp-verdiğim kilolarım üniversitedeki gibi bir ayarda dursa isterdim. Ama bu da kişinin elinde olan bir olay.
2- Kendinde beğendiğin özelliğin nedir?Bunu bugün öğlen tatilinde arkadaşlarıma sordum. Aldığım cevaplar kısaca; bir toplantı v.s. konuşurken kendimi, birimimi kısacası yapmak istediklerimi iyi ifade ediyormuşum. Fedakar ve vefalı olduğumu söylediler. Mantıklı ve azimli olduğum ifade edilir.
3-Keşke böyle olmasın dediğiniz huyların var mı?Onu da Annem söyler (kızarken) kafasına koyduğu bir şeyi ya yapacak ya ölecek der. Ama her şeyi kafama koymadığım için çok sık yaşanmaz. Kardeşlerime çok düşkünüm diye Senin kendi hayatın yok mu diye kızar. Çok daha sabırlı olmak isterim bu benim tesbitim. Hareketlerimi mantığım belirler ama içten içe çok duygusalım. Ama sevdiklerimle, hak edeni karıştırmamaya büyük özen gösteririm.
4- Bu soruyu sizler cevaplayacaksınız.(Okuyucular, arkadaşlar) Sanal demek istemiyorum internetten dostlarım sizlerle önceden belirleyeceğimiz bir yerde buluşacağız desem, beni kafanızda nasıl canlandırıyorsunuz. Nasıl birini gördüğünüzde "işte bu Sema...." dersiniz?Ben de ev perisi Şükran'( eğer geç kalmadı isem) kader'i ve Nalan'ı sobeliyorummm........