
Ssaranbolu'dan kent merkezindeki safran çiçeği anıtını görüntüledikten sonra, yağmurlu bir pazar akşamında ayrılıyoruz.


Safranbolu üniversite yıllarından beri görmeyi arzuladığım yerlerden biriydi.Çoğu kez ramak kaldı ama bir türlü kısmet olmamıştı. Geçtiğimiz hafta Ankara dönüşü, hem Karabük'te eşimin yeğenlerini ziyaret etmiş olduk hem de Safranbolu'yu. Buna uyan deyim bir taşla iki kuş ama, benim için Safranbolu tek başına beş kuş diyebilirim!..
Safranbolu Gezisini iki etapta paylaşmak istiyorum Sizlerle.Birincisinde evleri. İkinci bölümde çarşısı ve meşhur Kileciler Konağından iç görüntüler olacak.Ben Safranbolu'yu, evleriyle, çarşısıyla ve pek tabii lokumları ,kızamık şekeri, gül reçelleri ve koz helvasıyla çok sevdim, umarım Sizler de beğenirsiniz.

Yokuş aşağı sıralanmış Safranbolu Evleri.
Yukardaki bina Mimarlık ve Tasarım Fakültesine ait.Yüksek bir tepenin üzerinde,kent ayaklarının altında.
Bir tepeye sıralanmış evler...Dostluk, komşuluk bilen, düğünü-ölümü, sevinci-kederi, kış hazırlığını,bahar pikniğini paylaşan gerçek anlamda mahalle olan evler..En sağdakinde satılık yazıyor,müşteri olsak mı?...
Restore edilmemiş ama içinde uzun yıllar boyunca hayat olan ve olmaya devam eden bir ev.
Safranbolu'dan Genel Görünüm







































