12 Ekim, 2005


Kız kardeşim Filiz'e yaptığımız sohbet masası.

10 Ekim, 2005

Safranbolu Çarşısı ve Kileciler Konağı

.Aşağıda Safranbolu'nun seçkin restorantlarından Kadıoğlu Şehzade sofrası ile başlayalım gezimize.

Şehzade sofrasının iç avlusundan bir görünüm. Burası güzel bir Safranbolu evi aynı zamanda. İç avluda da masalar mevcut ama biz yağmur başladığı için iç kısmı tercih etmek zorunda kaldık.
Şehzade Sofrasının kuyu kebabı, safranlı pilavı ve salatası gerçekten leziz bir üçlü. Ekmek olarak bazlama ikram edilmekte. Safranbolu gezisi düşünenlere tavsiye ederim. Kuyu kebapları ve salataları başta olmak üzere yemekleri ve ortam çok güzel. Lakin plastik portakal ağacından sonra çayların çok nazlı gelmesini sineye çekiyorsunuz.
Safran Tat'taki görevlilerin rehberliği ile gittiğimiz Kadıoğlu Şehzade Sofrası. Safranbol'nun en iyi restorantı olduğu belirtildi. Otantik bir mekana sahip. Yalnız masamızın yanıbaşındaki köşeye yerleştirilen basit plastikten portakal ağacını doğrusu hiç yakıştıramadım.
Konağı gezip de sahibini tanımadan olmaz değil mi arkadaşlar.Ben de ziyaret edeceğiniz konağın sahibi Kilecizade Hacı Mehmed Efendi'ye ait porteyi ilk etapta sunmak istedim.

Tablolardan biri...
Balkondan...
1946 yılında bir cumhuriyet bayramında çekilmiş bir fotoğraf bulunmaktaydı, konağın duvarında. Resimde görülen küçük kız kimbilir nerelerde...
Aynalı Süpürge. Genç kızların çeyizinin olmazsa olmazlarındanmış bir zamanlar.Genç kızın duruluğunu ifade eder, aynı zamanda geleceğinin ayna gibi aydınlık olmasının temennisi,simgesi sayılırmış.
Yine bir kilerden görünüm.
Yemek saklama ve taşıma kapları.
Odalardan birinde yer alan dikiş makinası ve panolar.
Duvarda 1946'lı yıllara ait bir Safranbolu Fotoğrafı.
Selamlık kısmından dolaplar.Pek net çıkmamış ama.
Selamlık kısmının tavanı.
Merdiven başında odalara giriş kısmından bir görünüm.
Mutfak.Solda görülen kapı kilere açılıyor.Raflar, dolaplar mevcut içinde. Ortadaki ocak. Sağda görülen ise duvar içinde zamanın şartlarına göre bir lavabo.
Haremlik kısmı.Elle çevrilen makinanın başında bir hanım tasvir edilmiş.Kimbilir hangi hamarat hanımlar neler yaptılar burada. Ne mutluluklara, ne acılara şahit oldu bu oda ve bu konak.Hani der ya Koca Yunus, mal da yalan, mülk de yalan, var biraz da sen oyalanan. İmkanlarımızı iyiliğe dönüştürdüğümüz müddetçe onlar ebediyyen bizim olabilir. Pakistan Depreminde bir yara saracak girişimimiz olabilirse onlara ve kendimize iyilik etmiş oluruz diye düşünüyorum.
Bebek beşiği.
Kileciler Konağı. Sofa.

Burası el dokuması örtülerle fotoğrafta gördüğünüz şirin terliklerin satıldığı bir mekan.Eşim terliklerin Maraş yöresinde yapılanlarla aynı olduğunu belirterek nerede imal edildiğini sordu. Safranboluya has bir ürün olmadığını Istanbul'dan sipariş ettiklerini beirttiler ama, ben yine de sayfama almaktan vazgeçemedim.

Bluzler.Yaka ve ön kısmına Serra'nın kartopu modelinden dantel geçirilmiş. Kollar da hafif bir tığ işi ile birleştirilmiş.Dantelin yukarıda yakın görünümü yer almakta.
Burası hediyelik eşya satan bir dükkan.Yalnız aynı zamanda salep ve safran da satılmakta.Bamya gibi dizili olan salep.Aşağıdaki ise safran ve de çantalar.
Burası ağırlıklı olarak şifalı bitkiler satan bir dükkan.Yukarıda asılı olan bitkiler kantoron otu.Aynı zamanda süs eşyaları da vardı.Fotoğrafta görülen üzerlik bitkisinden yapılmış, eskiden evlere asılan bir doğal süs eşyası.Küçüklüğümde bizde de vardı, sanırım Anneannem'den kalmıştı.Şekli leblebiye benzediği için ben ara-sıra acaba leblebi mi diye koparır, şansımı denerdim. Tabii ben bir leblebi severdim.Kızkardeşimle -bozuk olmadığı için- genel de ortak verilen harçlıklarımızı ikimizin de elinde olması için el ele tutuşurduk, bu sayede ellerimizin arasındaki parayla son sürat bakkala koşardık. Ben leblebi, o çekirdek. Zaten şanslıymışız diyorum, çok fazla abur-cubur yoktu o vakitler. Ya şeker alırsın, ya bisküvi arası lokum, ya bir bardak kuru üzüm, ya da üç-beş incir. Ben ilkokula giderken başladı bol çeşit, şimdi de doruğa ulaştı iyice.
Maket Safranbolu Evlerinin satıldığı bir dükkan.Bir çoğu aynı zamanda gece lambası (abajur) işlevi görmekte.Ben bizimle gelemeyen Kızım için almıştım.Işıkları yanınca gerçek bir Safranbolu Evi var hissi güzel.

Safranbolu Gezisi/ Safranbolu Çarşısı

Gül reçelleri.Şimdilik burada ara vermek zorundayım.Yarın devam etmek üzere...
Burada görülen bayrağımız, kızamık şekeri ya da loğusa şekeri diye tabir edilen kırmızı şekerlemenin üzerine pudra şekeri ile yazılmış
Burada da 'koz helva' ve benzer bir çeşitin daha yumuşak ve bir kat ceviz bir kat helva olanı. Sanırım 'yaprak helva' idi ismi. Ben koz helvayı çok beğendim. Daha önce bir arkadaşımız Kastamonu'dan 'taş helva' getirmişti. Ona benziyor ama bu daha cevizli ve kolay parçalanıyor.
Safran Tat'ın hemen yanıbaşına park izni var ve Safran Tat görevlileri yanınıza gelip gayet ince bir biçimde "Safranbolu'ya hoşgeldiniz " diyorlar ve içeri buyur edip, safranlı, çifte kavrulmuş antep fıstıklı lokumlarından gül reçellerine kadar tüm tatlılarından ikram ediyorlar. Eh sizde tadı damağınızda kalmış olarak paketleri istifliyorsunuz!

Safranbolu Gezisi/ Safranbolu Evleri


Ssaranbolu'dan kent merkezindeki safran çiçeği anıtını görüntüledikten sonra, yağmurlu bir pazar akşamında ayrılıyoruz.

Safranbolu üniversite yıllarından beri görmeyi arzuladığım yerlerden biriydi.Çoğu kez ramak kaldı ama bir türlü kısmet olmamıştı. Geçtiğimiz hafta Ankara dönüşü, hem Karabük'te eşimin yeğenlerini ziyaret etmiş olduk hem de Safranbolu'yu. Buna uyan deyim bir taşla iki kuş ama, benim için Safranbolu tek başına beş kuş diyebilirim!..

Safranbolu Gezisini iki etapta paylaşmak istiyorum Sizlerle.Birincisinde evleri. İkinci bölümde çarşısı ve meşhur Kileciler Konağından iç görüntüler olacak.Ben Safranbolu'yu, evleriyle, çarşısıyla ve pek tabii lokumları ,kızamık şekeri, gül reçelleri ve koz helvasıyla çok sevdim, umarım Sizler de beğenirsiniz.
Yokuş aşağı sıralanmış Safranbolu Evleri.
Yukardaki bina Mimarlık ve Tasarım Fakültesine ait.Yüksek bir tepenin üzerinde,kent ayaklarının altında.

Bir tepeye sıralanmış evler...Dostluk, komşuluk bilen, düğünü-ölümü, sevinci-kederi, kış hazırlığını,bahar pikniğini paylaşan gerçek anlamda mahalle olan evler..En sağdakinde satılık yazıyor,müşteri olsak mı?...
Restore edilmemiş ama içinde uzun yıllar boyunca hayat olan ve olmaya devam eden bir ev.

Safranbolu'dan Genel Görünüm

06 Ekim, 2005

Pembe Sarmaşık Seccade ve Kuzenlerin Kolyeleri




Gelinimiz Kamile'nin desenlerini boyama olarak yaptığı seccade. Bizim kuzenler yaz boyu kapandıkları oda da şen-şakrak sesleri eşliğinde, harçlıklarını yatırdıkları malzeme ile yapmış sonra da bizlere sergilemişlerdi takılarını. Üç tanesini de Sizlerle paylaşmak istedim.