28 Mayıs, 2008

Geldi Kiraz Mevsimi!


Geldi yine kiraz mevsimi! Yıllar sonra hadi ukde kalmasın içimizde diyerek başladığımız yüksek lisansda, iktisat sınavı sonrası cevaplarımı ve alacağım notu hesaplarken, bizim kışın balıkçı, yazın bir meyvenin birkaç cinsini sepet sepet sıralayıp, üzerinde kocaman bir ilanla, lütfen tatmadan almayınız yazan satıcımızın dükkanı civarına düştü yolumuz. Açıklı-koyulu renkleriyle ama henüz şu netten yabancı bir siteden aldığım şu görüntüdeki muhteşemliğe bürünmemiş kirazlardan birini işaret edip, alel-acele aldık. Dükkan yedi yolun çatında, yol genişletilmiş yaya yolundan dolayı sadece bir araça müsade ettiğinden çok seri olmak zorunda alıcılar. Akabinde bizim başkaban adayına yıkanmadan tadına bakmanın zaten doğru olmadığını anlatırken, çocukluğuma doğru gitti hayalim....
Okuldan eve pazarın içinden geçerek geliyorum... İlkokul birinci sınıf.. Başta kiraz olmak üzere meyve fiyatlarını inceleyerek geliyorum. İktisat ilmine olan istidadım bu yıllarda mı başlamış dersiniz :) Yok bana kalırsa daha önceden. Ablamın herkese dağıttığı bahçenin güllerini başta bebek olmak üzere, çeşitli trampa usulleri ile satışıma dayanıyor! Neyse kiraza gelelim. Eve geldiğimde kirazlar kız kardeşimle benim kulaklarıma küpe olur, geri kalanlarda mideye tabii.
Bir ara, meyve fiyatları çok pahalı geldi. Neredeyse hepsi beş lira olmuş. Halbuki iki-üç liraydı bunlar... O dönem Demirel Başbakan- daha sonra nerede ise ben yolun yarısına doğru ilerledim, hep onlar başbakandı ya neyse- Bu fiyat artşının sorumlusu olarak O'nu görüyorum ve bu büyükler nasıl oy verip, seçiyorlar diye düşünüp duruyorum... Ben düşünüp dururken Dürdane isimli bir kız babam O'na veriyor oyunu diyor. Şaşırıyorum, baban kiraz fiyatlarını görmüyor mu diyorum.
Benim ekonomi ölçüm kiraz fiyatları ile başladı... Midemi bozarcasına yediğim kirazlarla... Şimdi düşünüyorum da, keşke hayat çocukluğumuzdaki kadar sade ve güzel olsa. Memlekete ait tek derdimiz kirazlar olsa... Dayatmacı zihniyet, herşeyin en iyisini sadece onlar bilir. Dönemin Ankara Valisi Tandoğan'ın ifadesinde olduğu gibi, " siz kim oluyorsunuz da kominizmi istiyorsunuz, kominizm gelecekse onu da biz getiririz!" zihniyeti. Çoğunluk olsa da azınlık hükmünde halkımız. Seçimimiz elitlerle uyuşursa bir kıymet ifade eder. Yoksa çoğunluk solda sıfır! Yaşasın erguvan çocukları! Onlar her zaman as!
Daha fazla uzatmadan bir kiraz şiiri ile başbaşa bırakayım sizi. Hoşçakalın, sağlıcakla kalın efendim!


Kiraz Tadında Geçti Çocukluğum
Adı konmamış bahçelerde
Kiraz tadında geçti çocukluğum
Özlemler iki dudak arasında
Sevdalar göklerde Değildi
Hiç küsmezdi çemberim
Gerçek tadındaydı evciliklerim
Eksik olmazdı hayatımdan
Çilek tadındaki arkadaşlıklarım
Gecem yoktu
Saf yürekli yırtık pantolonlu
Gündüzlerim çoktu
Kırmızı bisikletim olmadı
Güllerim hazanda hiç sararmadı
Sevda kokusunu
Yanık buğday tarlalarında
Yüremeyi çakıllı yollarda öğrendik
Kiraz tadında ismi olmayan
Bahçelerden geçtik
Umutlarımız sararmadı
Dostluklarımız dar yollarda tozlanmadı
İsmini bilmediğim kuşlar
Dut ağacımıza konmadı
Yokluk içinde umutlarımız tükenmedi
Çocukluğumuz yazılmamış bir eserdi
Su tadında, yağmur bereketiyle sulandı
İnsan ilişkilerimiz
Gözlerimizden anlaşılırdı özlemlerimiz
Ağzımızdan bir kere çıkardı sözlerimiz
Adı konmamış bahçelerde
Kiraz tadında geçti çocukluğum
Artık büyüdük
Her bir şeyi çürüttük
Sahte düdüğünü çaldık
Her şeyi çabuk tükettik
Artık kiraz tadında çocukluklar yok
Bilmediğim isimler lügatimde çok

Ozan Çelebi

1 yorum:

i n a n c dedi ki...

böyle keyifli bir yazıya nasıl yorum gelmemiş şaşırdım.


çok akıcı olmuş, baştan sona zevkle okudum.