19 Temmuz, 2007

Kandiliniz Kutlu Olsun

Hepinizin Regaib Kandilini kutluyor ve Arif Nihat Asya'nın güzel bir şiiri ile başbaşa bırakmak istiyorum, tatil yazılarını kandil sonrası paylaşmak dileği ile efendim.

YA MUHAMMED! (S.A.V)

Seccaden kumlardı...
Devirlerden, diyarlardan
Gelip göklerde buluşan
Ezanların vardı!
Mescit mü'min, minber mümin...
Taşardı kubbelerden Tekbir,
Dolardı kubbelere "amin!"
Ve mübarek geceler, dualarımız,
Geri gelmeyen dualardı...
Geceler ki pırıl pırıl,
Kandillerin yanardı!rde buluşanEzanların vardı!
Kapına gelenler, ya Muhammed,
Uzaktan, yakından-Mü'min döndüler kapından!
Besmele, ekmeğimizin bereketiydi;
İki dünyada aziz ümmet,Muhammed ümmetiydi.
Konsun -yine- pervazlaraGüvercinler;
"hu hu" lara karışsınAminler...
Mübarek akşamdır;Gelin ey Fatiha'lar, Yasin'ler!
Şimdi seni ananlar,Anıyor ağlar gibi...
Ey yetimler yetimi,
Ey garipler garibi;
Düşkünlerin kanadıydın,yoksulların sahibi...
Nerde kaldın ey Resul,Nerde kaldın ey Nebi?
Günler, ne günlerdi, ya Muhammed;
Çağlar ne çağlardı;
Daha dünyaya gelmedenMüminlerin vardı...
Ve birgün, ki gaflet çöller kadardı,
Halime'nin kucağındaAbdullah'ın yetimi,
Amine'nin emaneti ağlardı!
Hadice'nin koncası,Aişe'nin gülüydün.
Ümmetinin gözbebeği,
Göklerin resulüydüm...
Elçi geldin, elçiler gönderdin...
Ruhunu Allah'a,
Elini ümmetine verdin.
Beşiğin, yurdun, yuvan
Mekke'de bunalırsanMedine'ye göçerdin.
Biz dünyadan nereye
Göçelim ya Muhammed?
Yeryüzünde riya, inkar, hiyanet
Altın devrini yaşıyor...
Diller, sayfalar, satırlar(Ebu Leheb öldü) diyorlar:
Ebu Leheb ölmedi, ya Muhammed;
Ebu Cehil, kıtalar dolaşıyor!
Neler duydu şu dünyadaMevlid'ine hayran kulaklarımız:
Ne adlar ezberledi, ey Nebi,
Adına alışkın dudaklarımız!
Artık, yolunu bilmiyor;
Artık, yolunu unuttuAyaklarımız!
Kabe'ne siyahlar
Yakışmamıştır, ya Muhammed,
Bugünkü kadar!
Haset, gururla savaşta;
Gurur, Kafdağı’nda derebeyi...
Onu da yaralarlar kanadından,
Gelse bir şefkat meleği...
İyiliğin türbesine
Türbedar oldu iyi!
Vicdanlar sakat çıkmadan yarına.
İyilikler getir, güzellikler getirAdem oğullarına!
Şu gördüğün duvarlar ki
Kimi Taif'tir, kimi Hayber'dir...
Fethedemedik, ya Muhammed,
Senelerdir!
Ne doğruluk, ne doğru;
Ne iyilik, ne iyi...
Bahçende en güzel dal,
Unuttu yemiş vermeyi...
Günahın kursağında
Haramların peteği!
Bayram yaptı yabanlar:
Semave'yi boşaltıp
Save'yi dolduranlar...
Atını hendeklerden -bir atlayışta-Aşırdı aşıranlar...
Ağlasın Yesrib,Ağlasın Selman'lar!
Gözleri perdeliyen toprak,
Yüzlere serptiğin topraktı...
Yere dökülmeyecekti, ey Nebi
Yabanların gözünde kalacaktı!
Konsun -yine- pervazlaraGüvercinler;
"hu hu"lara karışsınAminler...
Mübarek akşamdır;
Gelin ey Fatiha'lar, Yasin'ler!
Ne oldu, ey bulut,
Gölgelediğin başlar?
Hatırında mı, ey yol,
Bir aziz yolcuyla
Aşarak dağlar taşlar,
Kafile kafile, kervan kervan
Şimale giden yoldaşlar?
Uçsuz bucaksız çöllerde,
Yine, izler gelenlerin,
Yollar gideceklerindir.
Şu Tekbir getiren mağara,
Örümceklerin değil;
Peygamberlerindir, meleklerindir...
Örümcek ne havada,
Ne suda, ne yerdeydi...
Hakkı göremiyen
Gözlerdeydi!
Şu kutu, cinlerin mi;
Perilerin yurdu mu?
Şu yuva-ki bilinmez,
Kuşları hüdhüd müdür, güvercin mi, kumru mu?-
Kuşlarını, bir sabah,
Medine'ye uçurdu mu?
Ey Abva'da yatan ölü
Bahçende açtı dünyanın
En güzel gülü;
Hatıran, uyusun çöllerinIlık kumlarıyla örtülü!
Dinleyene hala,
Çöller ses verir:"Yaleyl!" susar,
Uğultular gelir.
Mersiye okur Uhud,
Kaside söyler Bedir.
Sen de, bir hac günü,
Başta Muhammed, yanında Ebubekir;
Gidenlerin yüzbin olup dönüşünü
Destan yap, ey şehir!
Ebubekir'de nur, Osman'da nurlar...
Kureyş uluları karşılarında
Meydan okuyan bir Ömer bulurlar;
Ali'nin önünde kapılar açılır,
Ali'nin önünde eğilir surlar.
Bedir'de, Uhud'da, Hayber'deHak'kın yiğitleri, şehid olurlar...
bir mutlu günde, ki ölüm tatlıydı;
Yerde kalmazdı ruh...
kanadlıydı.
Konsun -yine- pervazlaraGüvercinler;"hu hu"lara karışsınAminler...
Mübarek akşamdır;
Gelin ey Fatiha'lar, Yasin'ler!
Vicdanlar, sakat çıkmadan,
Ya Muhammed, yarına;
İyiliklerle gel, güzelliklerle gelAdem oğullarına!
Yüreklerden taşsın yine imanlar!
Itri, bestelesin Tekbir'ini;
Evliya, okusun Kur'an'lar!
Ve Kur'an'ı göznuruyla çoğaltsınKayışzade Osmanlar!
Na'tini Gaalip yazsın,Mevlid'ini Süleyman'lar!
Sütunları, kemerleri, kubbeleriyle
Geri gelsin Sinan'lar!
Çarpılsın, hakikat niyetine cenaze namazı kıldıranlar!
Gel, ey Muhammed, bahardır...
Dudaklar ardında saklı aminlerimiz vardır!..
Hacdan döner gibi gel;
Mi'raç'tan iner gibi gel;
Bekliyoruz yıllardır!
Bulutlar kanad, rüzgar kanad;
Hızır kanad, Cibril kanad;
Nisan kanad, bahar kanad;
Ayetlerini ezber bilenyapraklar kanad...
Açılsın göklerin kapıları,
Açılsın perdeler, kat kat!
Çöllere dökülsün yıldızlar;
Dizilsin yollarınaYetimler, günahsızlar!
Çöl gecelerinden, yanık türküler yapan kızlar
Sancağını saçlarıyla dokusun;
Bilal-i Habeşi sustuysa ezanlarını Davud okusun!
Konsun -yine- pervazlara güvercinler;
"hu hu"lara karışsınAminler...
Mübarek akşamdır;
Gelin ey Fatiha'lar, Yasin'ler

5 yorum:

Serra dedi ki...

Once hos geldiniz ailecek, gecmis kandiliniz mubarek olsun.
Tatil anilarini bekliyorum.

Akcahan dedi ki...

Hoş bulduk Serra'cığım, en kısa zamanda yazacağım inşallah. Sevgiyle.

Ev Perisi dedi ki...

Hoş geldiniz sefalar getirdiniz...
Geçmiş kandiliniz kutlu olsun...
Muhabbatle...

Sonja dedi ki...

Semanur´cum.
Güzel bir haftasonu tatili diliyorum sevgilerimle
Sonja...

akcahan dedi ki...

Şükran ve Sonja teşekkürler, sizlerin de geçmiş kandili mübarek olsun.