09 Kasım, 2005

Bir Sivas Bayramı

Uzunca bir süredir Sivas'ta bir bayram sabahı yaşayamadım ve hep burukluk hissettim.Bu kez çok kısa bir tatile rağmen dağları aşarak Sivas'a gitme kararı aldım. Eşim bizi Sivas'a bırakıp K.Maraş'a geçti.Böylece bu bayram herkes annesi ile bayram etmiş oldu. Sevgili Serra'nın önerisi üzerine de bayram hikayemizi yazmaya karar verdim.
Sivas bayramlarını çok renkli ve aktif buluyorum.Tabii bu tesbitime üniversitede ilk kez Sivas dışında bayram geçirince ulaştım. Ondan öncesi o mahiler ki mahiyi bilmezler -yanlış yazmadımsa- daha açıkcası suda iken susuzluğu bilmeyen balık misali. Sivas'ımızda günler öncesi bayram temizliği daha evveli bayramlıklar hazırlanır.Benim çocukluğumda memmeciğim adı verilen küçük halka simitler, mendiller, şeker ve her yerin değişmezi harçlıklar çocuklar için hazırlanır.Biz çocuklar da küçük bir 'naylon torbayı' günler öncesi bir köşeye saklardık bayram hazırlığı adına.Ne işe yaradığı konusunda bilgi vermeme gerek varmı bilmem.Arefe günü ve bayram günü komşuların dağıttığı hazineleri(!) koyabilmek için...Şerefe günü (arefeden bir gün önce) baklavalar bağlanır ekmek fırınlarına gider devasa sinilerle. Genelde komşular birlikte açar yada açar görünür. Zira bizde annem cümlesini açar onlarda baklava ise 'döşeme' işini sarığı burma da da bağlama işini yapardı. Daha ziyade kurban bayramı öncesi yazsa bahçede yufka,kışsa fırında pide yapılır. Sivas'ta öyle bayramda açık fırın v.s. olmaz. Herkes bayrama odaklanır. Bayram öncesi bayram ekmeği alınır yada yapılır. Sarmalar kocaman kazanlarla yapıldığı için o işte de konu komşu imece usulü yapar genelde. Sütlaçlık sütler günler öncesi ısmarlanır. Bayram çorbası dediğimiz aslında kuru kayısı,incaz, üzüm çeşitleri, çok az aşurelik buğday ve fasulyeden oluşan komposto türüde bayram demirbaşlarındandır. Aşağıda Şifahiye medresesi avludan bir görüntü. Hali hazırda çay bahçesi ve antika çarşısı olarak kullanılmakta. Genç yaşta hayatını kaybeden ve çok sevdiği Sivas'ta şifahi medrese yaptırıp bahçesine defnedilmeyi vasiyet eden Selçuklu Sultanı İzzettin Keykavus'un türbesi de yer almakta.
Ramazan Bayramında 'yas bayramı' olan aileler- yakınlarını kaybeden ailelerin ilk bayramı demek daha doğru- fazlaca olduğundan en yakınlarımızla bayramlaştıktan hemen sonra onlara gidilir.Bayramda yokluğu en az hissedilmesi ve yalnız kalmamaları açısından büyük küçük herkes onları ziyaret eder, Kuran okunur. Bizde yakınlarını kaybetmiş eş dostu ilk gün ziyaret ettik.(Aşağıda çifte minareden bir görüntü)
Mezarlık ziyareti sonrası Bayram ziyaretlerine başladık. Sivas'ımızda bayram yemekleri yapılır ve hemen her yerde sofraya buyur edilirsiniz. Baklava, etli yaprak sarma, sütlaç, su böreği ya da kete. Keteyi 93 Osmanlı-Rus harbinde Kars-Azerbeycan tarafından gelip Sivas'a yerleşen hemşehrilerimiz tercih ediyor genelde. Bayılırım onların ketesine. İncecik açılmış tel tel bir ketedir. Bu demirbaş yemeklerin yanında arzu edilen diğer yemeklerde maharetli hanımlar tarafından sunulur misafirlerine. Biz yaprak sarmamızı el birliği ile arife günü iftardan sonra yaptık.Anneciğim meşhur baklava ve böreklerini ve sütlacı önceden hazırlamıştı. Biz gelince yaparız tatlıyı tekliflerimizi, Fatma sen tek tek açmıyorsun, Semanur da zaten başka tatlılar yapar diyerek-hadi gidi beceriksizler dercesine- reddetmişti. Sabah saatın 10.30 iken biz üçüncü bayramlaşmamızı yapıyor ve üçüncü sofraya zorla oturtulmuş olup, Emine Halamın çok lezzetli yemeklerini tadınca açtan korkma toktan kork dercesine kuzu kuzu yiyorduk.(Aşağıda tarihi Sivas Kongre binası yer almakta.)

Bayram kahvaltısını kızkardeşim Fatma ile birlikte hazırladık. Ben cevizli peynirli ve haşhaşlı çörekler ve K.Bayramı olmasa da Sivas'ın leziz etlerini özlediğimiz için kavurma yaptım. Kız kardeşim de diğer hazırlıkları yaptı ve bayram namazından gelecek kardeşlerimi beklemeye koyulduk. Babam 4 yıldır yok aramızda ne yazık ki... Ablam da bu bayram Kayseri'ye kayınvalidesine gitmişti. İsmail de izin probleminden dolayı Istanbul'da kalınca biz üç eksik olarak beş kardeş ve annemizle idik bayramda. Kahvaltı sonrası yukarda görülen Peygamberimizin Sancaktarı Sahabeden Abdulvahap Gazi Hazretlerinin Türbesinin de yer aldığı Yukarı Tekke Mezarlığında yatan Babamı, Çok Sevgili Fikriye Annemi ve türbeyi ziyaret ettik.
Arife günü akşam üzeri, iftara 1 saat kala Sivas'a ulaştık. Anneciğim Sivas tabiri ile hay-haşam (alel acele, harıl harıl anlamında) içli köfte yapıyordu. Kocaman bir leğende yoğurmuş, yaptıklarını önündeki tepsiye diziyordu. Gelinimiz Kamile de mutfakta diğer hazırlıklarla meşgüldü. Bayram sarması için kasaptan kıyma henüz alınmamış ve Annem eskiden kalma alışkanlığı ile onca çocuk ve torun arasında hemen beni görevlendirdi alışveriş işleri ile. Fatma Annemin yanındaki değişmez yardımcılığını aldı ve köfteyi beraber yaptılar. Filiz evin son kızı olarak sofra kurma, salata gibi duymasın ama, ara böceği işlerle görevlendi!!!

19 yorum:

sennur dedi ki...

Sevgili Semanur, Ne hoş anlatmışsın, ağzına sağlık. Anadolu kentleri bayramı tatil gibi yaşamıyor.Büyük kentlerin kaderi, yozlaşma hızlı...İnşaallah bugünleri de arar olmayız.
Sevgiyle kal.

evperisi dedi ki...

teşkkürler sevgili Akçahan bizede sivas bayramı yaşattığın için! ha bu arada;O mahiler ki;Deryayla iç içedir;lakin Derya kıymeti bilmezler...(acizane paylaşayım istedim)

Serra dedi ki...

Semanur ricami geri cevirmemissin cok tesekkur ederim. Cok da guzel anlatmissin, gozumde canlandirmaya calistim elimden geldigince.Su da ikne susuzlugu bilmemek demissin, ben susuz iken susuz oldugumu bile bilemiyormusum, senin bu guzel bayram anilarini okuduktan sonra IStanbul bayramlari bile bana cok yavan gelecek.

NALAN KAPLAN dedi ki...

Semanurcum benim eşim Sivaslı ,anlattıklarınla ve güzel resimlerinle gidip oraları görmüş gibi oldum,sağolasın!
Kayınvalidemde mutlaka her bayram bayram çorbasını,yufkalarını tek tek açarak yaptığı baklavasını hazırlar...Yöresel bayram hazırlıkları,oralarda yaşanan bayramlar çok farklı tabii ,biz burda bayramı bir kaç saatte bitiriyoruz ne yazıkki...Sennur'ada katılıyorum inşallah bu günleride aramayız ilerde...

Adsız dedi ki...

merhaba ben amsterdam gul bende sivasliyim-yildizeli yazdiklarinizi okudum ve hic yabanci gelmedi bana, bizim kucuklugumuzdede hep boyleydi gerci yasim okadar buyuk degil (21)neyse sivasi tekrar hatirlattiginiz icin sagolun

akçahan dedi ki...

Teşekkür ederim Sennur,Ev Perisi, Serra, Nalan ve Gül.Nalan demek gelinimizsin. Mutlu oldum. Gül sana Sivas'ta bayramı hissetirebildimse ne mutlu. Selamlar.

tuhfe dedi ki...

Semanur ne güzel bir bayram geçirmişsiniz. Fotoğraflar da çok güzel. Yukarıda kayan fotoğrafları bloggerdan yüklemişsen ilkönce "image size" yazan yerden small size' ı tıkla. Fotoğrafın küçülmüş olur. Başka bir yerden yüklemişsen "all size" yazısını bul ve oradan yine 'small size' e tıkla, alltta küçülmüş olan fotoğrafın linki çıkar zaten onu kopyalayabilirsin.

Her günün bayram sevinci gibi geçsin.

akçahan dedi ki...

Verdiğin bilgiler ve güzel dileklerden dolayı çok teşekkür ederim Tuhfe.Senin de her günün hayal edebileceğinin ötesinde güzelliklerle dolu geçsin Canım.

Adsız dedi ki...

doğum günün kutlu olsun ablaların ablası nice yıllara sağlık ve afiyetle mutluluklar daima seninle olsun.
m.k

munev dedi ki...

sevgili semanur bayrami ne güzel yasiyorsunuz.anlattigin icin tesekkürler.sevgiler

akçahan dedi ki...

m.k.ve Münevver Abla teşekkürler..

yasemin dedi ki...

İş yerindeki güzel dost!
yorumları okudum önce;yazılış şeklinden hepsinin uzun süredir ve sürekli yazdığı belli ve benim yeni olduğum dikkatlerinden kaçmayacaktır şunu düşünebilirler dost...? çok özel ve kolay tüketilmeyecek bir söz ve ben gerçekten tasarruflu kullanırım o sözü.Haketmeyene heba etmem.Semanur hnm.bunu hakeden özel insanlardan biri.Hem çalışıp hem hiperaktif bir çocuğa sahip olup hem araştırmalar yapıp bunları insanlarla paylaşıp birde dostlarına dua edip destek olabilecek kaç kişi olabilir ki az kişi olabilir işte o yüzden çok özel biri.ÇOk özelsin bunu biliyosun değilmi?Gelelim SİVASA yorum yazan Nalan hnm.nda eşi benim gibi sivaslıymış hatta soyadımızda aynı akrabalık varmı acaba diye düşünmeden edemedim çifte minarenin altındaki resimde görünen mekanda eşimle çay içmiştik çok güzel 2 gün geçirmiştik orda yeni evliyken. Beni o günlere götürdün.sivasta bayram geçirmedim ama düğün geçirdim inanın bayramdan aşağı değil 4 günlük düğün sonrası eve gelip 20 gün yattım tahmin edin artık nasıl lduğunu arkadaşlar farkındayım benimki yorum değil mektup oldu işte bu yüzden yazmak istemiyorum semanur hnm.çocukluğumdan beri böyleyim ben mektup yazmayı hiç sevmem kağıdı kalemi alınca 10 sayfa yazmadan bırakmam.bana heralde birdaha yorum yaz demessin ÖZEL DOSTUM hep öyle kal olurmu.

akçahan dedi ki...

Çok teşekkür ederim Yasemin her ne kadar haketmesem de.Sevgilerimle.

NALAN KAPLAN dedi ki...

Yasemin hnm belkide eşlerimiz akrabadır dediğiniz gibi olabilir.Sizin mail adresinizi bilmediğim için kendi adresimi yazıyorum isterseniz daha detaylı yazışabiliriz. n-kaplan@hotmail.com

SUMEYYE dedi ki...

MERHABA SEMANUR HANIM
O KADAR MUTLU OLUMKI ANLATAMAM...AGLATTINIZ BENI.BENDE SIVASLIYIM.AMERIKA'DA YASIYORUM VE BIRBUCUK YILDIR AILEMI VE SIVAS'IMI GORMUYORUM.RESIMLERI GORUNCE COK HEYECANLANDIM.HERKES SEVDIKLERININ VE MEMLEKETININ KIYMETINI BILSIN VE BUNUN NE BUYUK BIR NIMET OLDUGUNU ANLASIN.INSAN UZAKTA OLUNCA DAHA COK ANLIYOR SEVDILERININ KIYMETINI.TEKRAR COK TESEKKUR EDERIM.SEVGILERIMLE..

akçahan dedi ki...

ÇOK GEÇ OKUDUM SENİ MUTLU EDEBİLDİMSE NE MUTLU BANA SÜMEYYE.SEVGİLERİMLE.

Byehan dedi ki...

Sevgili Akçahan,Siteme yaptığınız ziyaret çok mutlu etti beni çünkü bu sayede şu içimi ısıtan bayram hazırlığınızı okuma şansım oldu.Kalabalık bir aileden geldiğim için telaşınızı,iş paylaşımınızı ve mutluluğunuzu çok iyi anlayabildim.Sevgiler...

Adsız dedi ki...

ben bu sivasa kurban olim

Adsız dedi ki...

yazın çok güzel ama şu bayram çorbasını anlatmamışsın açıkça neyse tüm sivaslılara selamlar