05 Eylül, 2007

Abant Gölü

Abant her mevsimde ayrı bir güzelliğe bürünür. Nilüferlerin arz-ı endam eylediği bu hali de çok yakışmıştı O'na. Allah cennet gibi bir vatan bahşetmiş bizlere...
Hayalini kurduğu mesleklere, derslerine çok çalışıp 'ağa' olmayı da ekleyen minik kuşumuz at üzerinde hayatının en mutlu dakikalarını yaşarken.. Zaten ağa olmayı da at sahibi olunacağı için pek istiyoruz.
Çaylarımızı yudumlarken aldığım yaban ördeği görüntüsünü de paylaşmak istedim sizlerle. Abant'a gidip te yapmadan dönülmeyecek şey nedir diye sorulsa bana, göl manzarasına karşı, hoş kokulu özel çayını içmek derim ben. Çay gibi var mı dostlar ama, bu sabah kardiyolog bana fazla çay içmemem gerektiğini belirtti. Hiç bir şey diyemedim tabii, uyacağız, mecburen.
Her ne kadar eskilerin; "Essohbeti bila çay,
Elleyletül bila ay " sözünü çok beğensemde.
(Açıklamasını da yazayım; ' çaysız sohbet, aysız geceye benzer.')

3 yorum:

YEMEKSEVER dedi ki...

Merhaba,
Ağustos ayında bir hafta sonu için Abant'taydık.Sıcak günlerde orada fayton gezisi yaparken üşüdük bile.Çoook güzel ve gittiğim herzaman huzur bulduğum bir yer.
Selamlar

akçahan dedi ki...

Merhaba Yemeksever, haklısın Abant huzurun simgesi olabilecek yerlerimizden biri. Hele sıcak günlerde pahası tartılamayacak bir mekan. Selam ve sevgi ile.

mavis dedi ki...

Merhaba,

Uzun zamandır gidemediğim Abant'ın resimlerini görünce çok beğendim. Ayrıca memleketim olan Bolu'yu böyle güzel resimlerle görmek de çok güzel.

Ben de bloguma sizleri beklerim. Dantel ve Çeyiz Dünyası