25 Temmuz, 2005

Haftasonunun Özeti+Kartaltavuk



Cuma : Patatesli-Peynirli Gül Böreği yaptık.Tarifini resimleri ile birlikte yarın eklemeyi düşünüyorum.

Cumartesi :Düğün günümüzdü.İki ayrı düğün arasında mekik dokuduk.Kır düğünleri Ali Beyimizin favorisi!

Pazar : Yeni bir Sapanca Gezisi düzenledik.Bu sefer çocuklar gölde yüzdüler.Sapanca'nın Mahmudiye ve Erdemli Köylerindeki alabalık tesislerine gittik.Yeşilin her tonu ve otantik görünümleri ile tam bir kafa dinleme yeri...

Sapanca gezisi ve fotoğraflarını yarın koymayı düşünüyorum kısmetse.Bugün bana- Prof.Dr.Canan Çetin Hocamızın tabiri ile- 'kartaltavuk' hikayesini hatırlatan olayı ve 'kartaltavuğu' anlatmak istiyorum.Hafiften arkamıza yaslanalım,önce Sapanca Gölüne sonrada kartaltavuğun yumurtadan çıktığı köye gidelim.
Çocuklar göle girdi.Biz çok temkinliyiz ve kendimiz de girmiyoruz ya kolluk ta taktık Ali'ye.Hani ne olur ne olmaz.Çocuklar kenarda yüzüyor ama ya ileri giderse! Önce ben,sonra babası sandalyemizi alıp,göl kenarına oturduk.Çocuklarımızı izliyoruz.Ara sıra 'oğlum uzaklaşma'nidalarımıza bakılırsa belki de takip ediyoruz?! Eh haksız da sayılmayız sanırım,Zira kız iyi yüzemiyor,kolluk ta takmadı...Derken bir küçük çocuk siz deyin iki yaşında,ben diyeyim 2.5 yaşında.Hadi 3 olsun canım, ama pek küçük.Kendi kendine suda oynamış ta kenara çıkmaya çalışıyor.E tutup çıkardık.Sonra diğerlerine baktım, bir kaç tane daha biraz daha büyük,kolluksuz,simitsiz çocuk ve epey uzağında anneler keşfettim!

Kartaltavuk hikayesine geçmezden evvel fikirlerinizi almak istiyorum, onlar mı çok rahat ben mi kartaltavuğun ailesinden bir kare oluşturdum Sapanca'da. Zahmet olmazsa okuyun ve kararınızı bildirin lütfen!

Kartaltavuk Hikayesi
Köylünün biri tarladan gelirken kocaman bir yumurta bulmuş.Ceketinin cebine koyup eve getirmiş.Kümeste kuluçkaya yatmış olan tavuğunun altına koymuş.Gün gelip yumurtadan civcivler çıkınca, diğerlerine pek benzemeyen bir yavrusu daha olmuş ana tavuğun.Bu yavru farklı imiş farklı olmasına ama annelik hisleri ile onu da almış kanatları altına.

Günler-geceler geçmiş.Her canlı gibi bizim garip yavru da büyümüş.Bir gün gökyüzünde süzülen kara ve kocaman bir kuş görmüş.Anne demiş ben de onun gibi olmak istiyorum.Annesi "sakın haaa, o senin gibi tavuk yavrularını yakalayıp yiyen bir kartal!..Sen onun gibi olamazsın ve o sana zarar verir,onu görünce hemen kaç,bir daha da böyle bir söz duymayayım" demiş.Sonraki günlerde de benzer sorularına benzer cevaplar almış yavrucak.

Peki sonra ne olmuş sizce? Bizim kartaltavuk öldüğünde kartal mezarlığına mı tavuk mezarlığına mı gitmiş?! N e yazık ki tavuk mezarlığına...Zira ailesi,çevresi ona bir tavuk olduğu uçmasının, göklerde süzülmesinin imkansız bir hayal olduğu noktasında şartlandırmış. O da hiç bir zaman kabuğunu kırıp uçamamış, tıpkı "öyle yapamazsın, böyle yapamazsın" türü cesaretsizlik ve kendini tanıyamama sürecinde büyüyüp farklı ve büyük işlere imza atması mümkün olmayan kartaltavuk çocuklar gibi.

Ben çocukların kartaltavuk değil kartal olarak yaşamasına özen göstermeye çalışırken Sapanca karesinde kartaltavuğun annesi rolünde mi oldum ?

Nagazaki ve Çanakkale

Saygıdeğer Hocamızın anlattığı hikayeyi bu vesile ile hatırladıktan sonra; hocamızın anlattıkları ile örtüşen, okuduğum bir yazıdan da kısaca bahsetmek istiyorum.

Bir japon düşünür anlatıyor.Bir japon çocuğu ilkokula gelince biz onu Nagazaki'ye götürürüz ve deriz. "Bak yavrum biz fazla bir yer altı- yer üstü zenginliği olmayan ve çok sık sarsılan adalar üzerinde yaşıyoruz.Eğer, çalışmazsan ülken geri kalır ve bu II.Dünya Savaşından bu yana ot bitmeyen Nagazaki Bölgemizde olduğu gibi düşmanlar gelir ve ülkeni bombalarlar.Ama sen çalışır, güçlü bir ülke olursan kimse buna cesaret edemez.O yüzden, çalış! Çalış! Çalış! deriz.

Biz de ise ülkemizin bir cennet olduğu yer altı ve yer üstü zenginliklerimizden bahsedilir.Doğru yalnız, japon düşünürün tavsiyesinde belirttiği gibi alıp Çanakkale'ye götürsek zayıf olursak, güçsüz bir ülke olursak yine düşmanların ilerlemiş silahları ile vatanımızı almak için gelebileceğini ve daima çalışmamız gerektiğini anlatsak.Birlik beraberlikle herşeye rağmen düşmanı uzaklaştırdığımızı da anlatarak top yekun olmanın,ufak farklılıklara takılmamanın önemini izah etsek. Herşeyin daha iyi ve ileri olması dileklerimle.

9 yorum:

munev dedi ki...

sevgili Semanur yazını nefes almadan okudum.her ikiside ders alınacak kıssalar. birinci kıssada ayarı çok ince yapmalı ne beşıboş bırakmalı kartal olmaları için nede önlerine engel koymalıyız.işte sorun bu ayarı çok iyi dengelemek.
ikincide haklısın birlik olmuş toplumları kimse yıkamaz.işte bunu başarabilirsek ne mutlu bizlere.sevgiyle kal..

nsevil dedi ki...

sevgili semanur başı boş bırakmaktansa takip edip tedbirli olmayı seçerim her zaman.Ben ömürboyu ağlıyacağıma o biraz ağlasın susar derim hep.
her şeyin başı çalışmaktan geçer ama biz türklerin aklı ilerliyelim ülkemize katkımız olsun ne yapalıma değilde nerde muzurluk oa çalışır nedense...

tuhfe dedi ki...

Sevgili Semanur, Pazar günü oğlum (12 yaşında 4 adet yüzme diploması var, 4.cü diploması hayat kurtarma diploması) arkadaşlarıyla kapalı yüzme havuzuna gideceklerdi. Ben üç gün önceden nasihatlara başladım. Oğlum ne olursun akrobatik hareketler yapma, arkadaşlarınla şakalaşma bak suyun altında fazla kalma, diye diye şişirdim bir güzel kafasını. Pazar günü geldi çattı, gidene kadar aklım sende kalacak oğlum şuna dikkat et buna dikkat et ne olur, neredeyse gidip kontrol edeceğim ama çocuğu arkadaşlarının yanında utandırmamak için yapmadım tabi.O gelene kadar tedirgindim, geldikten sonra öyle rahatladım ki bilemezsin!( bilirsin) Bazen babasına söylüyorum git gizlice kontrol et diye. Çocuklarım benden çok şikayetçi fazla korumacıymışım!...
Artık sen ne düşünürsün bilemem...

Çoğu zaman elimizdekilerin değerini bilmeyi, onları doğru olarak değerlendirmeyi bilemedik. Ne diyeyim Allah aklımızı başımıza getirsin de biz de Japonlar gibi çalışkan bireyler olalım. Özendiğimiz ülkelerin bile bazen işe yaramayan özelliklerine gıpta etmişiz, onların refah seviyelerini nasıl bugünkü duruma getirdiklerini ilgimizi çekmemiş. Kısa yoldan nasıl o hayatı yakalarız düşünceleri ile durum ortada...

burcu dedi ki...

geçen gün 4 yaşındaki oğlum ve 9 yaşındaki yeğenim evin hemen önünde denize girecekti.yeğen büyük, annesi, hemen evin önü bir şey olmaz senin yanlarında gitmene gerek yok,o kardeşine bakar, dedi ama ben yine de onlarla indim deniz kıyısına.sonuçta güzel güzel oynarlarken denizdeki bir cam kırığı ya da keskin bir midye artık bilemiyorum ne olduğunu yeğenin bacağını yardı resmen.yeğenimin kanlar içinde denizden çıkmasını, korkusunu, bacağındaki büyük kesiği hala unutabilmiş değilim. ben benim ufaklığı kaptım yeğenimi de korkutmamaya çalışarak hemen eve gidiyoruz dedim,o sırada annesi çığlıklarına indi apar topar hastaneye gidildi ve sonuç 12 dikiş,iki hafta ayağının üzerine basmayacak 9 yaşında bir çocuk,panik,üzüntü,benim kuzunun çok korkması...demek istediğim ne olacağı belli olmaz, çocuklar küçükse en azından olaylara hemen müdahale edebileceğimiz bir şekilde onları göz takibi altında bulundurmalıyız.ben yanlarında olmasaydım da çocukları evden gözleseydim biz aşağıya inene kadar kız korkudan bayılırdı herhalde benim ufaklık da kafayı yerdi.sonradan daha fazla üzülmektense biraz zahmeti ya da çok korumacı anne olmayı göze alıp çocukları takip etmekte yarar var diyorum.

akçahan dedi ki...

Münevver Abla,Tuhfe,Nagehan ve Burcu düşüncelerinizi aktardığınız için çok teşekkür ederim.Demek ki onların her zaman haberi olmasa da takip edip,kollamakla doğru yapıyoruz.Ben Sapanca'daki olay dışında da bazı arkadaşlardan eleştiri alıyordum çocuklara fazla titrediğim hususunda ama tamamen saldım çayıra Mevlam kayıra anlayışı da özellikle günümüz şartlarında daha tehlikeli.Tekrar teşekkürler.Sevgiyle kalın.

Adsız dedi ki...

Where did you find it? Interesting read still manufactures the jeep interior design firms dallas texas http://www.license-plate-frames.info/jeepgrandcherokee.html Blondes pizza

Adsız dedi ki...

Looking for information and found it at this great site... Help compare cellular phone plans Volvo s70r Home remedies for cellulite

Adsız dedi ki...

Very nice site! »

Adsız dedi ki...

You have an outstanding good and well structured site. I enjoyed browsing through it » »